Merhaba Ziyaretçi

Dünya’da Engellilere Hukuksal, Sosyal ve Eğitsel Bakış

  • 0 Yanıt
  • 39 Gösterim
*

Çevrimdışı Yağmur

  • *
  • 2
  • +0/-0
    • Profili Görüntüle
20.yy öncesinde engelli insanlara sağlıksız, kusurlu kişiler olarak bakılırdı. Yüzyıllar boyunca toplumlar bu insanlara korku ve acıma duygusu ile baktı. Bu durum engelli insanların topluma katılmasını engelledi. Yavaş yavaş bu insanların topluma katılabilmeleri için yardım kurumlarına ihtiyaç duydukları gerçeği belirmeye başladı ve 1800’lü yılların sonlarında Amerika’da eyalet ve yerel yönetim birimleri tarafından engelli kişileri barındırmak için kurumlar oluşturulmaya başlandı.
 İlk olarak 1920 yılında Zeka Özürlü ve Epileptikler için Florida Çiftlik Kolonisi inşa edilmiştir. 1960 ve 1970 yıllarında meydana gelen birçok yasal ve sosyal değişikliğin engelli bireylere karşı tutum ve onların tedavileri üzerinde büyük etkileri olmuştur. ABD Başkanı Kennedy 1963’te Zihinsel Gerilik Tesisleri ve Zihinsel Sağlık Halk Merkezleri Kurulması Kanunu’nu onaylamıştır. Bu kanun Birleşik Tesisler Üniversitesi’nin kurulmasını sağlamıştır. 1960’ların ortalarında oluşturulan Devlet Sağlık Sigortası Sistemi oluşturulmuştur. Başkan Lyndon Johnson 1965’te zihinsel engellilik ile ilgili kalıcı bir başkanlık komitesi oluşturmuştur. 1964’te Vatandaşlık Hakları Yasası onaylanmış ve yasanın prensipleri, gelişimsel engelli bireyleri de içeren birçok gruba uygulanmıştır. ACLU (American Civil Liberties Union ) Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği gibi grupların yürüttükleri hukuksal savunma gelişimsel engelli kişilerin haklarını genişleten yargı kararıyla sonuçlanmıştır. 1973’te çıkartılan Rehabilitasyon Yasası’ndaki bir madde, engelli kişilerin mesleki rehabilitasyon sorunlarına eğilmeyi, birinci derecede öncelikli olarak ele almalarını zorunlu tutmuştur. 1975’te Tüm Engelli Çocuklar için Eğitim Yasası kabul edilmiştir. Son olarak 26 Temmuz 1990’da Engelli Amerikalılar Yasası yürürlüğe girmiştir. 9 Aralık 1975 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca kabul edilen “Engelli Bireylerin Hakları” konulu beyanname ile engelli kişilerin çeşitli faaliyet alanlarındaki yeteneklerini geliştirmelerine yardım edilmesi ve normal hayata katılımlarının geliştirilmesi gereği ortaya konmuş ve kabul edilmiştir (OHCHR, 1975). 1990 yılında oluşturulan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Konvansiyonu’nun 23. maddesinde de engelli bir çocuğun, onun sosyal entegrasyonunu kolaylaştırmaya yardımcı olacak şekilde eğitim, sağlık, rehabilitasyon servisleri, istihdam için hazırlık ve eğlence imkanlarından faydalanabilmesi, kültürel ve ruhsal gelişimini de kapsayan bireysel gelişimi için gerekli imkanlardan yaralanabilmesinin gerekliliği belirtilmiştir.
  Dünyanın diğer bir bölümünü oluşturan Türkiye, Yunanistan ve Eski Sovyet Ülkeleri, Çin, Hindistan, İran, Afrika’nın Güney ve Kuzey ülkeleri, Asya’nın ve Latin Amerika’nın kimi ülkeleri, engelliler alanında bazı ilerlemeler kaydetmiş olmakla birlikte bu duruma tam bir çözüm getirememiştir. Engellilik bu ülkeler için hala önemli bir toplumsal sorun olma özelliğini sürdürmektedir. Türkiye’de bu yolda son yıllarda önemli aşamalar kaydetmiş olup bir Özürlüler yasası düzenlemiş ve bu yasa 1 Temmuz 2005’te kabul edilmiştir (Özürlüler Yasası, 2005). Yasanın 15.maddesinde:
•   Hiçbir gerekçeyle özürlülerin eğitim almasının engellenemeyeceğini, engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanacağı,
•   Engelli üniversite öğrencilerinin öğrenim hayatlarını kolaylaştırabilmek için Yükseköğretim Kurulu bünyesinde araç-gereç temini, özel ders materyallerinin hazırlanması, engellilere uygun eğitim, araştırma ve barındırma ortamlarının hazırlanmasının temini gibi konularda çalışma yapmak üzere Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezi kurulacağı,
•   Özürlüler Danışma ve Koordinasyon Merkezinin çalışma usûl ve esasları, Sağlık Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurumu ile Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken hazırlanan yönetmelikle belirleneceği,
•   İşitme Engellilerin eğitim ve iletişimlerinin sağlanması amacıyla Türk Dil Kurumu Başkanlığı tarafından Türk işaret dili sistemi oluşturulur. Bu sistemin oluşturulmasına ve uygulanmasına yönelik çalışmaların esas ve usûlleri Türk Dil Kurumu Başkanlığı koordinatörlüğünde, Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü ve Özürlüler İdaresi Başkanlığınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği belirtilmiştir.
 Asya Kalkınma Bankası tarafından hazırlanan ve engellilerle ilgili yaşam standartlarını iyileştirmeye yönelik raporda KIPA (Knowledge, Inclusion, Participation, Access) adı verilen bir iskelet tanımlanmıştır (Edmonds, 2005). KIPA, sistematik bir biçimde engelli kişilerin ihtiyaçlarının belirlenmesi ve yaşama geçirilmesi amacıyla tanımlanmış anahtar bileşenlerden oluşmuştur. KIPA sistemi insan haklarına, eşitliğe ve katılıma dayalı bir gelişimi ancak engelli bireylerin sorunlarının çeşitliliğinin tespitine dayandırır. Engelliler üzerine yapılacak tüm projelerde bu yapıdaki tüm bileşenlerin birlikte değerlendirilmesi gerekliliği ortaya konmuştur. Bu yapıda tanımlanan kısımlar şunlardır:
Bilgi (Knowledge): Engelli bireylerin yaşam kalitesi ancak onların eğitilmesi ile yükselebilecektir. Bilgiye erişim eğitim, çalışma ve araştırma imkanlarını kapsamaktadır. Bu imkanlar engelli bireyin topluma katılımını kolaylaştıracaktır.
Kapsam (Inclusion): Tasarım, uygulama, değerlendirme, strateji belirleme ve proje geliştirme safhalarında engelli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata entegrasyonları en iyi biçimde dikkate alınarak çalışmalar yapılmalıdır.
Katılım (Participation): Engelli bireylerin kendilerine yönelik olarak geliştirilen tüm proje ve çalışmaların her aşamasında, bireysel veya örgütsel bazda görüşleri alınarak katılımları sağlanmalıdır.
Erişim (Access): Bilgiye ve iletişim sistemlerine erişimlerin ne kadar iyi olduğunun ölçülmesi gereklidir. Bu aşamada evrensel erişebilirlik standartlarının uygulanması büyük önem taşır. Bilgisayar alanında erişebilirliğin ölçüsü bilginin farklı formlarda sunulması ve bu formatlara erişimin sağlanmasıdır.
Dünya ülkelerinde engelliler için yapılan çalışmalar engellilerin karşılaştıkları problemleri, nedenlerini ve ihtiyaçlarını belirlemiştir.
Engellilerin karşılaştıkları problemlerin başlıca nedenleri;
• eğitim eksikliği
• destek ve ekipman eksikliği
• engelli bireylerde kendine güvensizlik
• engelli olmayan bireylerin engelli bireylere karşı taşıdıkları önyargılar
Naomi Crosby ve Rob Jackson 1988 yılında yayınladıkları el kitabında engelli bireylerin ihtiyaçlarını 7 kısma ayırmışlardır. Bu ihtiyaçlar aşağıda verilmiştir.
• İçinde bulundukları durum ve seçenekler hakkında bilgi ve danışmanlık hizmeti alma gereksinimi
• Uygun bir şekilde düzenlenmiş barınma mekanı gereksinimi
• İstedikleri işleri yapmalarını olanaklı kılacak teknik yardım araçları gereksinimi
• Kişisel ihtiyaçlarının görülmesinde yardımcı olarak bakıcı gereksinimi
• Ev veya toplum içinde bir noktadan diğer bir noktaya ulaşabilmek için taşıma olanakları
• Bütün bu olanaklara ulaşabilmelerini sağlayacak erişebilirlik imkanları
Görüldüğü gibi bahsedilen problemler ve ihtiyaçlar dahilinde engelli kişilere, toplumsal yaşama katılımlarının sağlanması, eğitim olanaklarından faydalanma ve psikolojik destek alabilme gibi çeşitli olanaklar sağlanmalıdır. Sağlanacak olan bu olanaklar Özel Eğitim başlığı altında toplanır. Özel eğitimin belli bir standardı olmamakla beraber, kişinin engel derecesine bağlı olarak belirlenmelidirler (Özel Eğitim Hizmetleri Tanıtım El Kitabı, 2006).